-
DİVİTİMDEN DAMLAYAN Yaşar Koç
Tarih: 24-07-2025 21:52:00
Güncelleme: 24-07-2025 21:52:00
DİVİTİMDEN DAMLAYAN
Kore’den Kıbrıs’a Uzanan Şanlı Sınav
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) omurgasını oluşturan “Astsubaylık Kurumu”, Cumhuriyet'in stratejik savunma reformları çerçevesinde, 1951 tarihli 5802 sayılı Astsubay Kanunu ile kurumsal bir statüye kavuşmuştur. "Türkiye İçin Amerikan Askeri Yardım Kurulu" (JAMMAT) sisteminin ardından, modern bir “askeri meslek sınıfı” olarak yeniden yapılandırılmıştır.
O tarihlerde henüz emekleme aşamasında olan bu yeni yapı, Kore Savaşı'nda ilk büyük sınavını vermiş ve disiplini, teknik uzmanlığı ve liderlik becerileriyle uluslararası toplumun takdirini kazanmıştır.
Ancak astsubaylık kurumunun sahada gerçek değerini gösterdiği ve tarihi mirasının vatan savunmasında vücut bulduğu asıl cephe, Akdeniz'in kalbindeki Kıbrıs'tı. 20 Temmuz 1974 sabahı başlatılan Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca siyasi ve askeri bir müdahale değil; Aynı zamanda astsubaylık kurumunun olgunluğunu ve liderlik ve inisiyatif kabiliyetleriyle savaş alanındaki belirleyici rolünü ortaya koyan tarihi bir dönüm noktası olmuştur.
Harekâtın Yapısal Arka Planı: Astsubay Disiplini ve Hazırlığı
1974 öncesinde Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO konseptine uygun olarak yeniden yapılandırılıyordu. Bu dönüşüm sürecinin merkezinde astsubaylar yer alıyordu. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nde görev yapan astsubaylar, muharip sınıfların yanı sıra mühimmat, bakım, ikmal, haberleşme ve muharebe operasyonlarında uzmanlaşmış, paraşütçülerden tank bakım ekiplerine, deniz piyadelerinden komando birliklerine kadar çok çeşitli alanlarda kritik roller üstlenmişlerdi.
Astsubayların statüsü, 1967 yılında 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle yasal olarak yeniden tanımlanmış olsa da bu yeni kurumsal yapının somut başarısı Kıbrıs'ta görüldü. Temelleri Kore'de atılan ve NATO/CENTO tatbikatlarıyla güçlendirilen bu kurum, Kıbrıs'ta konsolide edildi.
Sahadaki Rol: Teknik Uzmanlık ve Liderlik Becerisi
20 Temmuz sabahı, yani çıkarma harekâtının sabahında, astsubaylar yalnızca teknik görevlerde değil, birlik komuta ve kontrolü, personel koordinasyonu ve kriz anlarında inisiyatif kullanma gibi görevlerde de ön saflarda yer almışlardır. Harekât Komutanlığı kaynaklarına göre, saha personelinin yaklaşık %38-42'si astsubaylardan oluşmaktadır. Bu oran, Türk Ordusunun karar alma ve uygulama süreçlerinde astsubaylara duyduğu güvenin somut bir göstergesidir.
Harita okuma, ileri gözetleme, telsiz haberleşmesi, tahkimat yapımı, hava-kara koordinasyonu gibi alanlarda uzmanlaşan astsubaylar, zaman zaman subay kadrosunun yetersiz kaldığı durumlarda liderlik rolleri üstlenmiş, birliklerin yeniden toparlanması ve yönlendirilmesinde belirleyici rol oynamışlardır.
Astsubayların Eğitimsel Birikiminin Sahaya Yansıması
Kıbrıs Barış Harekâtı'na katılan astsubayların büyük çoğunluğu, 1960'lardan bu yana NATO standartlarına uygun eğitim veren Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okulları mezunudur. Modern savaş teknikleri, gelişmiş karar alma süreçleri ve disiplinli muharebe taktikleri konusunda deneyimli olan bu personel, çatışma sırasında olağanüstü bir soğukkanlılıkla hareket ederek harekâtın başarısında kilit rol oynamıştır.
Ateş gücünün disiplinli kullanımı, görev koordinasyonu ve hızlı komuta-kontrol refleksleri, bu eğitim sürecinin sahadaki yansımalarıdır.
Savaş Sonrası: Sessiz Kahramanların Gölgesindeki Yeniden Yapılanma
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesindeki astsubaylara ilişkin algı önemli bir değişim geçirdi. Savaş alanındaki yüksek performansları, astsubayların yalnızca "yönetici" değil, aynı zamanda “karar alma süreçleri”nin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterdi. Bu farkındalık, askeri eğitim müfredatlarının yeniden yapılandırılmasını, terfi sistemlerini ve sorumluluk alanlarının genişletilmesini doğrudan etkiledi.
Bilgi, iletişim ve temsil becerileriyle astsubaylar, Kıbrıs'ta barışı koruma kuvvetlerinin kurulması, lojistik altyapının oluşturulması ve yerel halkla etkileşim kurulması gibi hassas görevlerde ön saflarda yer almış ve bu meslek grubunun yalnızca savaş zamanında değil, barış zamanında da paha biçilmez rolünü ortaya koymuştur.
Tarihin Gölgelerinde Kalmış Bir Onur: Belgelenmemiş Kahramanlıklar
Ancak bu katkılar ve kahramanlıklar tarih kitaplarında yeterince yer bulmamıştır. Askeri tarihçiler, Kıbrıs Barış Harekâtı'nı "astsubay sınıfının stratejik kabiliyetlerinin sahada teyit edildiği eşik" olarak tanımlarlar. Ancak bu bulguların akademik, tarihi ve arşiv belgeleriyle desteklenerek daha görünür hale getirilmesi elzemdir.
Hem harekât anıları hem de askeri kayıtlar üzerine yapılacak akademik çalışmalar, yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kurumsal hafızasına değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'ne de önemli katkı sağlayacaktır.
20 Temmuz: Bir Zaferden Fazlası
Bugün, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 51. yıldönümünde, Kıbrıs Türk Barış Gücü'nün çekirdek yapısında görev yapmaya devam eden astsubaylar, bu mirasın yaşayan temsilcileridir. 20 Temmuz'da kutlanan Kıbrıs Türk Barış ve Özgürlük Bayramı, yalnızca askeri bir zaferi değil, aynı zamanda bu astsubayların zekâları, alın terleri ve vatan sevgileriyle yazdıkları destansı hikâyeyi de anmaktadır.
Kore’de Başlayan, Kıbrıs’ta Zirveye Ulaşan Bir Kurumsal Hafıza
1951 yılında JAMMAT'tan sonra çıkarılan 5802 sayılı Kanun ile kurulan ve 1967 yılında 926 sayılı Personel Kanunu ile yeniden yapılandırılan astsubaylık kurumu, Kore'de doğmuş, Kıbrıs'ta olgunlaşmış ve günümüz Türk savunma mimarisinde vazgeçilmez bir stratejik güç olarak yerini almıştır.
Bu kurumun "sahadaki vücut bulmuş hali" olan Kıbrıs Barış Harekâtı, kurumsal kimliğinin ve kahramanlık potansiyelinin görünür kılındığı askeri ve tarihi bir zirvedir.